Kalp çarpıntısı, kişinin kalp atışlarını normalden farklı şekilde hissetmesi olarak tanımlanır. Kalbin hızlı atması, düzensiz atması ya da göğüs içinde güçlü bir şekilde vuruyormuş gibi hissedilmesi çarpıntı olarak ifade edilir. Toplumda oldukça sık görülen bir durumdur ve birçok kişi hayatının farklı dönemlerinde bu hissi yaşayabilir. Çoğu zaman geçici ve zararsız nedenlere bağlı olarak ortaya çıkar. Bununla birlikte bazı durumlarda çarpıntı, kalp ritim bozukluklarının veya başka kardiyolojik sorunların habercisi olabilir.
Bu nedenle çarpıntının hangi durumlarda masum kabul edilebileceğini ve ne zaman kardiyoloji değerlendirmesi gerektiğini bilmek önemlidir. Özellikle tekrarlayan, uzun süren veya başka belirtilerle birlikte görülen çarpıntılar mutlaka değerlendirilmelidir.
Çarpıntının ortaya çıkmasında birçok farklı faktör rol oynayabilir. Günlük yaşamda sık karşılaşılan bazı durumlar kalp hızını geçici olarak artırabilir ve çarpıntı hissine neden olabilir.
Stres ve kaygı, aşırı kafein tüketimi, yoğun yorgunluk, uykusuzluk ve bazı ilaçlar çarpıntının sık görülen nedenleri arasındadır. Bunun yanı sıra kansızlık, tiroid bezinin fazla çalışması, ateşli hastalıklar veya vücuttaki sıvı kaybı da kalp atış hızının artmasına yol açabilir.
Bazen çarpıntı doğrudan kalbe bağlı nedenlerden kaynaklanabilir. Kalp ritim bozuklukları, kalp kapak hastalıkları veya koroner arter hastalığı gibi durumlar da çarpıntı hissine neden olabilir. Bu nedenle çarpıntının altında yatan sebebin doğru şekilde değerlendirilmesi önem taşır.
Birçok kişide görülen çarpıntılar kısa süreli ve geçici olabilir. Özellikle stresli dönemlerde, yoğun kafein tüketimi sonrasında veya uykusuzluk gibi durumlarda ortaya çıkan çarpıntılar genellikle kısa sürede kendiliğinden geçer.
Dinlenmekle kaybolan, birkaç saniye veya dakika süren ve başka bir belirtiye eşlik etmeyen çarpıntılar çoğu zaman ciddi bir hastalıkla ilişkili değildir. Ancak bu tür çarpıntılar sık tekrar ediyorsa ya da kişinin yaşam kalitesini etkiliyorsa yine de değerlendirilmesi faydalı olabilir.
Çarpıntıya bazı belirtilerin eşlik etmesi durumunda daha dikkatli olunması gerekir. Bu belirtiler kalp ritim bozukluklarının veya başka kardiyovasküler sorunların göstergesi olabilir.
Çarpıntı ile birlikte bayılma veya bayılacak gibi olma hissi, göğüs ağrısı, nefes darlığı, şiddetli baş dönmesi veya nabzın çok hızlı ve düzensiz olması gibi durumlar ortaya çıkıyorsa kardiyoloji değerlendirmesi gereklidir.
Ayrıca uzun süren çarpıntı atakları, sık tekrar eden çarpıntılar veya dinlenmekle geçmeyen ritim düzensizlikleri de değerlendirilmesi gereken durumlardır. Bu tür belirtiler bazen ciddi ritim bozukluklarının habercisi olabilir.
Çarpıntı şikâyeti olan kişilerde tanı koyabilmek için çeşitli incelemeler yapılabilir. İlk değerlendirmede hastanın şikayetleri ayrıntılı şekilde dinlenir ve fizik muayene yapılır. Ardından kalp ritmini değerlendiren bazı testlerden yararlanılır.
Elektrokardiyografi yani EKG, kalbin o anda nasıl çalıştığını gösteren temel bir incelemedir. Ancak çarpıntı her zaman muayene sırasında ortaya çıkmayabilir. Bu nedenle gün içinde ritim değişikliklerini yakalayabilmek için Holter cihazı kullanılabilir. Holter incelemesi genellikle 24 saat boyunca kalp ritmini kaydeder.
Ekokardiyografi ise kalbin yapısını, kapaklarını ve pompalama fonksiyonunu değerlendiren bir ultrason incelemesidir. Gerekli görülen durumlarda kan testleri veya daha ileri ritim incelemeleri de yapılabilir.
Bu değerlendirmeler sayesinde çarpıntının zararsız bir durumdan mı yoksa tedavi gerektiren bir ritim bozukluğundan mı kaynaklandığı anlaşılabilir.
Kalp ritim bozukluklarının önemli bir bölümü günümüzde başarılı şekilde tedavi edilebilmektedir. Tedavi yaklaşımı ritim bozukluğunun türüne, şiddetine ve hastanın genel sağlık durumuna göre belirlenir.
Bazı durumlarda yaşam tarzı düzenlemeleri ve tetikleyici faktörlerin azaltılması yeterli olabilir. Kafein tüketiminin azaltılması, düzenli uyku, stres kontrolü ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları ritim sorunlarının azalmasına yardımcı olabilir.
Gerekli durumlarda ilaç tedavileri uygulanabilir. Bazı ritim bozukluklarında ise kateter ablasyonu gibi girişimsel yöntemler ile kalpte ritim bozukluğuna neden olan odak tedavi edilebilir.
Çarpıntı şikâyeti olan kişilerin bazı durumlarda gecikmeden bir kardiyoloji uzmanına başvurması gerekir. Özellikle sık tekrar eden çarpıntılar, uzun süren ataklar veya dinlenmekle geçmeyen ritim düzensizlikleri değerlendirilmelidir.
Bayılma hissi, nefes darlığı veya göğüs ağrısı ile birlikte görülen çarpıntılar da mutlaka incelenmelidir. Bunun yanı sıra daha önce kalp hastalığı tanısı olan kişilerde ortaya çıkan yeni çarpıntı şikâyetleri de önem taşır.
Ailede genç yaşta ani kalp ölümü öyküsü bulunan bireylerde görülen çarpıntılar da kardiyolojik değerlendirme gerektirir.
Çarpıntı çoğu zaman zararsız bir durum olsa da bazı hastalıklarda ilk belirti olabilir. Bu nedenle özellikle tekrarlayan şikayetlerde ritim değerlendirmesi yapılması hem olası risklerin erken tespit edilmesini sağlar hem de kişiye güven verir.
Dr. Nesimi Yavuz, Akhisar’daki kliniğinde kalp ve damar sağlığına yönelik anjiyo, ekokardiyografi ve ritim takibi gibi hizmetler vermektedir.